advrtl

20 Kasım 2017

Grand Hyatt İstanbul’da 2018’e Unutulmaz Bir Başlangıç Yapın


Grand Hyatt İstanbul, bu yıl da hem noel hem yılbaşı için hazırladığı birbirinden güzel menülerle misafirlerini bekliyor.  Gas Brothers ve Utku Yurttaş yılbaşı yemeği süresince jazz, piano ve 70’lerden günümüze popüler müzikleri çalacaklar. Gece, Gas Brothers’ın perküsyon show’unun da yer aldığı performans ve after party ile devam edecek.
Noel Menüsü, Grand Hyatt İstanbul’da
Grand Hyatt’ın içinde bulunan 34 Restoran, içinde leziz hindinin de olduğu Noel Yemeği özel menüsü ile 24 Aralık Pazar günü aile kutlamaları ya da arkadaş buluşmaları için ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 24 Aralık akşam başlayan ziyafet 25 Aralık Pazartesi günü öğlen ve akşam da devam ediyor.  Kişi başı 218 TL olan menü için önceden rezervasyon gerekiyor.

Yılbaşı gala yemeği ve eğlencesi
Yeni yıla sevdikleriyle beraber güzel bir başlangıç yapmak isteyenleri 34 Restoran’ın deneyimli şeflerinin elinden çıkan geleneksel Türk ve Akdeniz mutfağının lezzetlerinden oluşan açık büfe bekliyor.
Gas Brothers ve Utku Yurttaş’ın yılbaşı yemeği süresince jazz, piano ve 70’lerden günümüze popüler müziklerin çalacağı gece, Dining salonunda Gas Brothers’ın performans sergileyeceği, perküsyon show’unda dahil olduğu after party ile devam edecek. Sabahın ilk ışıklarına kadar devam edecek after party, yılbaşı ücretine dahil.
34 Restoran’da, 31 Aralık Pazar günü saat 20:00’de başlayan ve gece yarısı 02:00’ye kadar sürecek olan yılbaşı gala yemeğinin kişi başı fiyatı limitsiz yerli alkol içecekler 518 TL, limitsiz yerli & yabancı içecekler dahil fiyatı ise 618 TL. Minik misafirler için de kişi başı fiyat 318 TL.


Keyifli geçen yılbaşı gecesinin ardından 1 Ocak Pazartesi günü saat 12.00-16:00 arasında 34 Restoran’daki brunch’ta arkadaşlarınızla, ailenizle, sevdiklerinizle yeni yılın ilk gününü kişi başı fiyatı 218 TL olan brunch ile keyifli bir şekilde geçirebilirsiniz. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Eylül 2017

Robotik Kodlama Sistemi..


Hızla gelişen teknolojiyi sadece takip etmek ve yakalamak yetmiyor.. Hızla sanayileşmiş dünyamız, teknolojinin her zerresinden faydalanıyor.. Ve çocuklarımız için teknolojinin içinde doğuyorlar bile diyebiliriz.. Onların bu akımı en iyi şekilde değerlendirebilmeleri için artık okullarda verilecek Robotik Kodlama Eğitimi ile sağlanacak..

2016 yılında bir kaç pilot okulda 6. sınıflarla başlayan kodlama eğitimi, alınan başarılı sonuçlardan sonra yakında ülke genelinde ilk ve ortaöğretimde de uygulanacak gibi gözüküyor..




Peki nedir bu kodlama;

Bilgisayar yazılımının başlangıcına kodlama denilebilir.. Yüzlerce kodlama dilinden en temel eğitim verilerek, kendi yazılımını, uygulamalarını hazırlamak ve kendi web sitesi yapmayı mümkün kılacak..

Çocuklarda karşılaştıkları problemleri, farklı yollar deneyerek ve kendi ürettikleri alternatif fikirleri değerlendirerek çözüm bulmalarını sağlayacak düşünme ve araştırma kazanımları gelişecek..

Kodlama sistemi 2013 yılında İngiltere'de eğitim sistemine alındı.. Amerika'da dahil bir çok ülkede kodlama eğitimi en küçük yaştan itibaren veriliyor.. Merak uyandırması ve çocukların ilgisini çekmesi açısından ulusal kodlama şenlikleri, robot, tasarım kodlama yarışmaları düzenleniyor.
 
Sadece hazır programlarla eğitilmiyor çocuklar, bilgisayarlarının donanım ve teknik gereçlerini dahi öğreniyorlar..
 
Bu şekilde sorgulamayan, eleştirmeyen, ezbere alışmış bireyler yerine, teknoloji ile donatılmış sadece kendilerine sunulan değil, daha fazlasını da yapabileceklerini bilen bireyler yetişecek..
 
Gizem S.
 

 

18 Ağustos 2017

Kullanım Kolaylığı ve Estetik Bir Arada

Derin dondurucuların faydalarını anlatarak zamanınızı almayacağım, uzun süreli gıda depolama için başka bir seçeneğin olmadığını zaten biliyorsunuzdur. Henüz bilmiyorsanız da, bu yılki Kurban Bayramı’nda öğreneceksiniz zira etleriniz buzdolabı içerisinde en fazla bir hafta dayanacak! Yani ister et, isterse de diğer gıdalar için uzun süreli depolama yapmak istiyorsanız, bir derin dondurucu kullanmanız gerekiyor. Bu bakımdan iki seçeneğiniz var: yatay ve dikey derin dondurucu modelleri. Yatay olanlar bir sandığı andırıyor ve kapakları üst kısımda yer alıyor. Dikey olanlar ise aynı bir buzdolabı gibi: Kapakları ön kısımlarında bulunuyor ve (isminden de tahmin edebileceğiniz gibi) dik şekilde kullanılıyorlar. Ben, tercihimi dikey derin dondurucu modellerinden, hatta daha net söyleyecek olursak, UED 5170 DTK A++ modelinden yana kullandım.
                                                               
Neden derseniz, her şeyden önce Uğur Soğutma markası güven veriyor. 60 yılı aşkın bir süredir derin dondurucu üretiyorlar ve bu nedenle benzersiz bir uzmanlıkları bulunuyor. Unutmayın, bu cihazları on yıllar boyunca kullanmak için alıyorsunuz ve he sağlamlıkları, hem de servis ağlarının yaygınlığı önem taşıyor. Uğur Soğutma, her iki bakımdan da beklentilerimi fazlasıyla karşılıyor. Gelelim tasarıma: UED 5170 DTK A++, dikey bir derin dondurucu modeli. Ben bu tasarımı seviyorum zira kullanması daha pratik geliyor: Aynı bir buzdolabı gibi rahatça kullanabiliyor, hatta buzdolabının yanına koyarak uyumlu ve estetik bir görünüm elde edebiliyorsunuz (ben öyle yaptım, tavsiye ederim).
UED 5170 DTK A++ yalnızca 46 kilo, yani kimseyi çağırmama gerek kalmadan bir köşeden diğerine kolayca taşıyabiliyorum. İç hacmi 170 litre, sadece benim değil, komşularımın gıdalarını bile depolamaya yetiyor! A ++ enerji sınıfında olduğu için, neredeyse hiç elektrik harcamıyor. En sevdiğim özelliği de, elektrik kesintilerinde bile içindekileri 15 saat boyunca korumaya devam edebilmesi oldu. Sık sık kesinti yaşanan bir yerde oturuyorsanız, emin olun bu özellik çok işinize yarayacak. Satın almak için https://satis.ugur.com.tr/item/ued-5170-dtk-a/100028 adresini kullanmanızı tavsiye ederim, peşin fiyatına 12 taksit yaptırarak kredi kartınızla alabiliyorsunuz. Geniş iç hacimli, dayanıklı, pratik ve uygun fiyatlı bir derin dondurucu arıyorsanız, UED 5170 DTK A++ modelini gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.
                                     
Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Temmuz 2017

Eyvah! Bebeğim Boncuk Yuttu!

İnsan her çocukta yeni şeyler öğreniyor.. 

Kızım Benan çok sakin ve dikkatli bir bebeklik dönemi geçirdi.. Her şeye temkinli yaklaşır, zararlı olacağını hissettiği bir şeyi asla sevdiremezdiniz.. Oğlum tam tersi karakterde, 2 senedir yerinde hiç durmuyor, nerede tehlikeli şey var ilgisini çekiyor ve maalesef ufak tefek kazalar yaşıyoruz.. Birde üzerinden 5,5 yıl geçince Orhun için oldukça antrenmansız ve bilgisizmişim gibi hissettiğim çok oluyor..

Çevresini henüz tanımaya başlayan ufaklık sağda, solda ne varsa ağzına götürdü.. Onun için eşyalar yenilebilir/yenilemez olarak ayrılıyor..

Ki asıl tehlike o zaman başlıyor..

Boncuk, madeni para yutmak!

Anne ve babanın kontrolü dışında ağızlarına aldıkları bir çok şey nefes borusuna kaçma ihtimali olduğu için tehlikeli.. Nefes borusunu tıkamayacak kadar küçük cisimlerin ise akciğerlerine kaçması da söz konusu olabiliyor..

Eğer bebeğinizin bezinde yutmuş olduğu yabancı cismi görüyorsanız şanslısınız.. Bende kendimi şanslı sayıyorum..

Ev içinde alacağınız önemler, dönüşü olmayan hatalardan bebeğinizi korumuş olacak..


En basit kural; bebeğinizin ulaşabileceği yerlere düğme, madeni para, boncuk, küpe gibi kolay yutulabilen cisimler bırakmamaya özen göstermelisiniz..

Bebekler ve çocuklar sandığımızdan daha zekiler.. Küçümsemeyin, "daha bebek anlamaz!" asla demeyin.. Çünkü çevrelerini çok güzel gözlemliyorlar.. Bizim yaptıklarımızı taklit ediyorlar..

Onları çoğu kez çantanızı karıştırırken görebilirsiniz.. ve içerisindeki en zararlı şeyi bulacaklarından da emin olabilirsiniz... Cüzdanınızı biraz uğraştıktan sonra açacak ve madeni paraları tanımak için ağızlarına da alacaklar.. Yutmadığından emin olmanın iki yolu çantanızdaki madeni paraların ne kadar olduğunu her zaman bilmek yada en kolayı da çantanızı onların ulaşamayacakları yerlerde tutmak..

Emeklemeye ve ardından yürümeye başlayan ufaklıklar, çevrelerine karşı daha da çok merak duyuyorlar.. Her evde mutlaka vardır içinde ıvır zıvır tarzı eşyaların olduğu bir çekmece, dikiş kutuları ve tamir kutularını bebek çocuk güvenlik ürünleriyle kilit altına almalısınız..



Giyimlerini çıt çıtlı yada fermuarlı ürünlerden seçmeye özen gösterin, hızla büyümek isteyen bebekler diş çıkarma dönemlerinde üzerilerindeki herhangi bir şeyi diş kaşımak için kullanıyorlar.. İyi dikilmemiş düğmeler tehlike yaratabilir..

Her ne kadar başlık korkutsa da, ev içerisinde basit önlemlerle ufak tefek kazaların önüne geçilebilir, stres yaşamadan, korkmadan mutluluk içerisinde bebeğinizle güzel vakit geçirebilirsiniz..

Sevgiler,
Gizem S.

30 Haziran 2017

Rekor Sıcaklıklar Sizi Çarpmasın..

Sıcaklıkların mevsim normallerini zorladığı günler yaşıyoruz.. Hızla artan sanayileşmeyle birlikte artan küresel ısınma ve ne yazık ki hızla artan betonlaşmayla birlikte ormanların yok edilmesiyle benzeri sıcaklıklarda yaşamaya çalışacağız..

Temmuz ayı başında olduğumuzu da düşünürsek içimde, serin günleri çok arayacak ve çok özleyecekmişiz gibi bir his var.. Yaz geç geldi dedik belki ama pir geldi doğrusu..



Facebookta güncel hava değişimlerini kendi yorumlarını da ekleyerek paylaşan bir kaç sayfayı takip ediyorum.. Şu günler için sürekli "aman sıcaklara dikkat" uyarıları veriyorlar.. 

Soğuk hava ile bir şekilde baş edebiliyoruz.. Dışarıda çalışmak zorunda olanlar için bir kaç kat giyinip atkı, bere almak yeterli geliyor.. Fakat sıcaklarda kendini korumak oldukça zor..

Belli bir yaşın üzerinde olanlar içinde sağlık açısından tehlikeli olabiliyor..



Şu günlerde 40° C'nin üzerine çıkan sıcaklıklarla sınavımız var..

Güneş çarpmalarından korunmak için uzmanların önerilerini derledim;


  • Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için ultraviole filtreli güneş kremlerini mutlaka kullanın..
  • Çok gerekmiyorsa 11:00 - 16:00 saatleri arasında sokağa çıkmayın..
  • Sıcak duştan uzak durun, ılık duş oldukça rahatlatıcı olacaktır..
  • Şapkasız dışarıya çıkmayın.. Çocuğunuz için kenarları geniş bir şapka tercih edin.. Belli bir yaşın üzerindekiler için şemsiye dahi kullanılabilir..
  • Öğünlerinizde sulu meyvelere yer verin..
  • Denize veya havuza girme imkanınız yoksa bol ağaçlandırılmış parkları tercih edin.. 
  • İnce pamuklu kıyafetleri çocuğunuz ve kendiniz için tercih edin..
  • Ve en önemlisi yetişkinler için en az 2 litre su tüketin..

Ve kısa bir not:
Kendimizi ve çocuklarımızı sıcaklardan korumaya çalışırken hayvan dostlarımızı unutmayalım.. Bir kap su sokağınızın bir köşesinde onların da sıcaktan birazda olsa korunmasını sağlayacaktır..  

2 Mayıs 2017

Klima, Soğutma Uzmanından Alınır

Sıcak havalarda klima ile serinlemek gibisi yok, değil mi? Geçtiğimiz sene vantilatör ile bu işin olmadığını gördüm, bu sene hazırlıklıyım: 2017 yazına bir klima ile gireceğim. Alacağım modele karar vermek için sayısız inceleme okudum, sonu gelmeyen karşılaştırmalar yaptım. Siz de aynı zahmeti çekmeyin diye, araştırmamın sonucunu paylaşıyorum. Dikkat ettiyseniz “marka” değil, “model” dedim zira markaya zaten karar verdim: Uğur Soğutma. Klimanın soğutma uzmanından alınması gerektiğini düşünüyorum, soğutma uzmanı deyince akla ilk gelen isimde, Uğur Soğutma oluyor.

Klima satın alırken ilk dikkat etmeniz gereken şey, enerji tasarrufu. Hemen her klima, A++ enerji sınıfına ait olduğunu iddia ediyor. Aynı şekilde, çoğu klimada “inverter” özelliğini görmeniz mümkün oluyor. Ancak her nedense, bu iki özellik genellikle bir arada yer almıyor! Gerçekten de, hem A++ enerji sınıfına ait ve hem de inverter teknolojisini kullanan klima modelleri bir hayli ender. Uğur Soğutma’nın UIS 18 klima modeli, bu nedenle takdiri hak ediyor. Her iki teknolojiyi de birlikte kullanan UIS 18, maksimum seviyede enerji tasarrufu gerçekleştiriyor ve elektrik faturasından endişe etmeden istediğiniz kadar kullanma imkânı sunuyor.

UIS 18’in tek avantajı bu değil elbette. Bekleme modundayken sadece 1W elektrik tüketiyor. Bu da %80’e varan bir enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Klimanın akıllı soğuk hava üflememe özelliği var, yani açar açmaz soğuk hava üflemeye başlamıyor. Ortam sıcaklığını, yavaş ve doğal bir şekilde istenilen dereceye getiriyor. Ancak bunun çok uzun sürdüğünü de düşünmeyin:  Turbo modu sayesinde, çok kısa bir süre içinde serinlemeniz mümkün oluyor. Otomatik sorun tespit ve koruma sistemleri sayesinde de klimayı güvenle kullanabiliyor, yetkili servisle mümkün olduğunca az muhatap oluyorsunuz!
Ben 19.000 BTU olan modelini sipariş etmeye karar verdim, ancak daha düşük BTU’lu modelleri de bulunuyor. En doğrusu bir keşif yaptırmanız ve size en uygun modeli tespit ettirmeniz olacaktır. Daha sonra, https://satis.ugur.com.tr/ adresinden 12 taksitle bu mükemmel klimayı satın alabilirsiniz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Aralık 2016

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
haydar-colakoglu
YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur
Haydar Çolakoğlu teb genel müdür
haydar çolakoğlu kimdir
Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.
Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.
haydar-colakoglu-yolo-turkiye
Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

1 Ekim 2016

Sevdiğin Sanatçılara Oy Vermek ve Kırmızı Halıda olma şansı yakalamak için son gün Pazar günü!

Bu yıl 43.’sü düzenlenecek olan Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde televizyon ve müzik dünyasının yıldızları sizin vereceğiniz oylarla parlıyor. Oylamaya katılarak sevdiği sanatçıları ödüle bir adım daha yaklaştırdıktan sonra güçlü ve sağlıklı görünen saçlarıyla fotoğrafını paylaşan 10 kişi, ayrıca geceye katılarak benzersiz deneyimler yaşama fırsatı yakalıyor.
Bu yıl 43.'sü gerçekleşecek Türkiye’nin en prestijli ödül töreni “Pantene Altın Kelebek Ödülleri” için oylamada son hafta! Sevdiği sanatçıları oylarıyla destekleyenler arasından seçilecek 10 kişi ayrıca geceye Pantene’le hazırlanacak, kırmızı halıda sevdiği sanatçılarla tanışma fırsatı kazanacak.
Türkiye’nin sevilen yıldızlarını bir araya getiren “Pantene Altın Kelebek” ödül töreni heyecanına katılmak çok kolay. En sevdiği sanatçılara oy verdikten sonra güçlü ve sağlıklı görünen saçlarıyla fotoğrafını paylaşan katılımcılar, ödül gecesinde benzersiz deneyimler yaşama şansı yakalayacak. Seçilecek 10 kişi geceye Pantene’le hazırlanacak, alanında uzman kişilerden tavsiyeler alarak kırmızı halıda parlayan saçlarıyla yürüyecek.
Oylamaya katılmak ve gecenin yıldızı olmaya hak kazanmak için: http://www.pantenealtinkelebekodulleri.com/
Sosyal medyada  #PanteneAltinKelebek etiketini ve Pantene Türkiye Instagram ve Youtube sayfalarını takipte kalın!



Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Haziran 2016

#PınarLabneli Lezzetler; Dereotlu Aperitif...

Pınar Labnenin her şeye yakışır tadını sevdim...
Reçel, marmelat gibi tatlıların yanında da, çorba, makarna ve aperitiflerin yanında da çok güzel gidiyor...

İki aylık sürenin neredeyse bir ayını geride bıraktık bile, bense bu kampanyaya deneyebildiğim kadar çok #pınarlabneli lezzetler deneyeceğim diyerek başlamıştım... ki biz farklı tatları denemeye pek hazır değiliz... O nedenle sevdiğimiz tatları Pınar Labneyle yapmaya başladım...



Pınar Labneyi dereotu ile karıştırdım, kızarmış ekmeklerin üzerine sürerek servis yaptım... Tabiri caiz ise kapış kapış yendi... Biraz ön yargılıydım, bu kadar beğenileceğini pek tahmin etmemiştim...




Pınar Labnenin en çok her şeye uyumlu tadı beni etkiledi... Tatlıların aromasını bozmuyor, tuzlularla efsane oluyor... Her zaman tercih ettiğim markadan vazgeçirdi...

Kampanya boyunca bakalım daha ne değişik tatlarla karşılaşacağım...


25 Mayıs 2016

Avon Kids, Hello Kitty Detangling Spray...

Belli dönemlerde Avon Temsilciliği yapıyorum... Düzenli yapamayışımın sebebi, sadece kendi ihtiyaçlarımı karşılayabilmek...

Yeni yazmaya başladığım zamanlarda, kızım 3 yaşındaydı ve saç yapısı karışık kıvırcıktı... Burada Süslü Minik başlığında yazmıştım... İlk saç kesiminden sonra o güzelim bukleler maalesef kayboldu.

6 yaşının vermiş olduğu algılarla ve seçicilikle kendi beğenilerini ifade ediyor... Artık benim seçtiklerim hoşuna gitmiyorsa açık açık söylüyor... Avon katalogunu gördüğünde hoş bir eda ile sayfaları çevirmesine bayılıyorum... Canlı renkler hoşuna gidiyor olmalı diye düşünürken, kendine uygun olacağını düşündü şeyleri bana sormaya başladı...

Yine bir gün Avon katalogunu incelerken üzerindeki resim ile birlikte pembe olması dikkatini çekti ve Hello Kitty Detangling Spreyi gösterdi... Bende alarak hoşuna gideceğini düşündüğüm bir sürpriz yaptım... Saçlarını kestirdiğime her anne gibi bende pişman olsam da kendine özen gösteriyor olması hoşuma gidiyor...



Kullanımı;
Nemli yada kuru saça, uçlarına sıkarak kullanılıyor... Rahat taranması için saça hafifçe yedirmek gerekiyor... Sonrasında saçlar yumuşacık taranıyor, şeker gibi kokuyor ve pırıl pırıl parlıyor...

Hoşlanmadığım tek yanı göz yakmayan bir ürün değil... O nedenle çocuklarda çok gençlere daha uygun bir ürün olduğunu düşünüyor ve onlara tavsiye ediyorum...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...